Enter your keyword

Negatif olguların pozitif sanılarak bastırılması

Negatif olguların pozitif sanılarak bastırılması

Gerçeklerden kaçmak …

Negatif olguların pozitif sanılarak bastırılması konusunda belki de en büyük ironi ruhsal öğreti platformlarında rastlanıyor.

Bu olgular öyle enteresan bir şekilde kendi orijinalliğini örtmekte ki çoğu zaman bir şakra devinim planında negatif/ters devinimli bir enerji devinimini insanlar pozitif bir olgu sanabiliyor. O olgunun enerjisinide alıyor ve hatta enerji hissediyor…

Biz bu olguları ne kadar çok tanıyabilir ve tanımyalabilirsek akabinde edineceğimiz bilgi ve farkındalıkla etkisinden de o derece kurtulabiliriz.

Orion, etkisi altında kalan bilinç varlıklarının bunu hissetmesini engellemek için ego potansiyeli kullandığı akıl mekanizması üzerinden insana türlü türlü oyunlar oynar. Orion, insanı en çok benimsediği kendi aklı üzerinden etkiler.

Varlığın, Dünya ortamında benlik gütmesi, enaniyete kapılması, kin, kıskançlık, kibir olgusunu yoğunca yaşaması, duygusal zaafları, sıklıkla yaşadığı bunalım halleri, stres ve depresyon halleri. psikolojik veya fiziksel şiddet ve bunu normalleştirip benimsemesi, baskılama, makam veya mevki üzerinden karşısındaki insanın en az kendisi kadar yaşam hakkı olduğu üzerine dahi ezici güç oluşturma, ötekileştirme, baskı içinde tutup korkutma gibi olguların temelinde karşısındaki insanı kendine muhtaç ve köle kılması çıkar.

Bunların ötesinde insanları, hayvanları öldüren, şiddete maruz bırakan, köleleştirirken her türlü eziyeti eden, seksüel sapkınlıklarına, şehvetlerine ortak edenler… Bir takım ‘üstün yetenek‘ adı altında büyü – nazar ve falcılıkla uğraşan ve bunlara meyil edip yaptıran…

Diğer insanların yaşam özgürlüğüne saygı duymaksızın gösterilen her türlü negatif davranış, düşünce ve duygulardan oluşan olgular Negatif olguların pozitif sanılarak bastırılmasına bir örnektir.

Ego

EGO daima bu olgularla açtır.

Daima bu olguları yaşamak için dur durak bilmeden, yılmadan çetin bir hayat mücadelesi verir. Beslenmek için kendini kamufle eder ve savaşır. Her an herkesle ve her şeyle savaşır. Beslendiği müddetçe savunma mekanizmasını daima kendi gururu uğruna çalıştırır, güçlendirir.

Yaşantı kolik, tahtel şuur boyutu (sanrısal) algıları ile astral yaşantı yanılgısından doğan otomasyon, dürtüsel, robota bağlanmış farkındalıksız olgular

İnsanoğlu, kullandığı beyin aygıtı ile illüzyon ve hakikati ne kadar ayırt edebiliyor?

Yanılsamalar okyanusu olan düşünce boyutlarında o olguların hangisi özseldir?

Özel olarak sandıklarımız gerçekten özsel olgu mudur?

Yoksa dünyada oluşturulan kişilik olgularının bir ürünü mü?

  • Tutkusal düzeyde yaşantılara maruz kalıp bu yaşantılara anlam katma çabası,
  • Astral olduğunu düşündüğü ancak beynin tahtel şuur boyutundan veya spatyom olguları ile karışan tamamen illüzyon boyutuna ait olgular
  • Suptil form ile seyyal forma ait olguların arasındaki farklılıklardan doğan yanılgılar
  • Gelen her düşünceyi özden aldığını iddia edebilen kanallar, mesajcılar, vizyonerler… 

Sırf enerji var diye her olgu özsel sanılıyor.

Halbuki enerjisi olmayan hiçbir şey yoktur ki!

Dünyasal bir bilgi de enerji taşır. Beşeri aklın dinamosu enerjidir. Dünyasal yaşamımızı sürdürebilmemiz için enerji yapay veya özsel olsun her ikisine ihtiyaç vardır. Biri kundakini-doğal enerjidir biri de evrensel enerji tepe çakrasından çekilir. Bu enerji fizik bedenin seyyal formunda ve enerjetik formunda auralar oluşturuyor.

Çeşitliliğinin gittikçe arttığı, ruhsal öğretilerin içinde kimi mutasyonlu ve kimi dejenere edilmiş bilgilerle karşılaşmak da mümkündür.

Arayış içinde olan kişi doğru yolu nasıl bulacağı kaygısını bile taşıyabilir.

Hakikat bilgisine erişebilmek belki hiç kolay değildir. Gönlüne ses verebilen, öz biliş ile bilecek ve hakikati yaşayan olacaktır. Ayırt etme gücü de kendi inisiyatifi ile kullanılabilir olacaktır.

Orion teknolojisi ve düşünce şakrası – Çakhur sadisna 

Orion Güç topluluğu biyokompütürlerde (maddesel beyninde) devinen tüm bilgi ve enerjiyi okuyabilecek bir ateş karakterli teknolojiye sahiptir.

Beyinlere impulslama yaparak kuant altı partikül olan por yağdırabilir, bu porları dna’lara ekerek bilinçleri istediği gibi kullanabilir, yön verebilir, etkisi altına alıp istediği doğrultuda duygulanma, düşünme sağlayabilir.

Öncelikle bu imkanların kuant altı partikül olan porlardaki ‘Alfa’ yani ‘Hareketli Işıki Aktif’ karakterli güç üzerinde Orion’un hâkimiyet tesis edilebildiğini vurgulamak gerekir. (DNA’ nın alfa , beta ve omega olarak 3 farklı karakterde açılımları vardır) 

Çoğu zaman gündelik yaşamımızda normalleştirilen pek çok olgu negatif olguların pozitif sanılarak bastırılması ve sevgi pıtırcığı canların yaşadığı olguları maskelemesi kendilerine de en büyük zararları olabilmektedir.

Bilgi, burada bize ancak yol gösterici olabilir. Çünkü bilgilenen bilinç artık kendi özü tarafından o bilginin deneyim sınavlarını vermeye geçmiştir.

Sibel Sıvacı