Enter your keyword

Cennet vaat edilen kutsal bir yer mi?

Cennet vaat edilen kutsal bir yer mi?

Cennet vaat edilen kutsal bir yer mi?

Cennet

Dünya’da beden edinen bir bilinç, bir bebek formunda kapalı bir farkındalıkla doğar. Yaşamında da kendinden kendine uyanışını gerçekleştirdiğinde ise perdeler kalkar.

Vaat edilen o cennetler kendi öz uyanışını gerçekleştirenler içindir.

Başarabilen başarabildiği oranda dünyada kendi cennetini yaşar. Başaramayan başaramadığı oranda tekrar tekrar olgu merhalelerinden geçer.

Bir kısır döngü içinde olayları, kişileri, ortamları değiştirip belirli olguları yaşayarak o olgulardan geçer.

Sonsuzluğun bağrında bilinç, bir kez beden alıp Dünya’da yaşayıp ölecek kadar kısıtlı tek bir yaşam hakkına sahip değildir. Kendi deneyimlerini yaşayabileceği ortam, aile, kişi ve toplumsal duruma göre daima yeniden beden alır.

Deneyim esastır.

Her bilinç için deneyim esastır.  Galaksiye deneyim için geliriz. Deneyim kazandıkça evrilir, görevler üstleniriz. Tekrar tekrar dünyaya doğar. Bir uzay/zaman diliminde burada kendi varlığımızı var ederiz.

Bir doğum ve sonra başka bir doğum ki bu sadece bedensel bir doğumdur! Farklı zaman dilimlerindedir. Belki yüzyıl arayla belki 500 yıl belki de 10 yıl arayla beden alır, enerjetik veçhemizin bir yansıması oluruz.

Beşer, beden terkinden sonra dünyanın manyetik alanındaki seyyal mekan olan spatyomun bir boyutuna çekilir ki o da 7 aşamalıdır.  Tüm aşamalardan geçer, evren varlığı haline dönüşen ‘evrensel insan numunesi’ olur.  Hakiki bir insandır. Beşeriyetinden sıyrılmış ve insanlaşma hakkını kazanmıştır.

İnsan-ı kamilin huzur ve dinginliği tüm dünyada kalp şakrasından yayılan enerji ile önce kendi alanını sonra bu alanda titreşebilen diğer tüm bilinçlerin ortak bilinç alanını oluşturur.

Biz buna Beta 1 Nova veya Beta 2 nova boyutu da diyebiliriz. Yani duyduğumuz, bildiğimiz ama yaşayamadığımız o cennettir…

Sibel Sıvacı