Enter your keyword

Atatürk ve Vazifedar Ülke Atatürk Türkiyesi

Atatürk ve Vazifedar Ülke Atatürk Türkiyesi

Atatürk ve Vazifedar Ülke Atatürk Türkiyesi

Atatürk ve Gizemi

Bu konuda bir çok sorular gelebilir insanın düşünce boyutuna. Mesela Ulu önder Atatürk’ümüz neden Türkiye’yi icraat alanı olarak tayin etmiştir? Türkiye’de ilk harekatını başlattığı SAMSUN ve daha sonraları kongreler yaptığı iller ve Başkent olarak seçtiği ANKARA’da çok önemli sırlar mevcut olmalı değil mi?

Bütün bu sorulara cevap vermek için Dünya’nın içinde bulunduğu Kozmik Dünya Tekamül Planı ile alakalı geçiş dönemi olan ANA HASAT DÖNEMİ’nden söz etmek gerekir.

Yüce Varoluş’un ruhsal görgü, tecrübe ve zapturaptı sağlanılan bu yegane planette, ruhsal seviyesi vasat ve vasatın altında olan varlıkların plan yüceltmesi esasına dayanan eğitimi, kozmik islahatı söz konusudur. Üzerinde bulunduğumuz planet, tekamül zaruretinden dolayı belirli kozmik liyakata haiz varlıkların bizzatihi seçeceği kozmik bir ekoldür. Bu ekole Kozmik Dünya Tekamül Planı da denilmektedir.

“Kozmik dünya tekamül planı” vasat ve vasatın altında bulunan varlıkların istifade edebileceği ruhsal görgü ve tecrübenin sonunda kozmik kişiliklerine kavuşturulabileceği kozmik tekamül planıdır. Kozmik Dünya tekamül planına kendilerini bizzat dahil etmeyen varlıkların kozmik kişiliklerine kavuşma imkanı yoktur.

Kozmik vazife planına dahil olan Yüksek Ruhaniyetlerin, insanlığa yardım etmek babında fedakarca nasıl geri yaşantılara katlandıklarını bilir misiniz? Onlar kozmik dünya tekamül planına dahil olmadıkları halde bizlerin tekamül fraksiyonuna alçalmış, İlahi Misyon’un icabatına uygun olarak cehidler veren Yüksek Kozmik Liyakat sahibi varlıklardır. İlahi Misyon uğruna çekecekleri cehennem hayatları onlara vız gelir hatta bu onları çokta mutlu eder. Onlar bizlerden çok çok daha sefil ızdıraplı yaşamlar sürdürmeye tahammüllüdürler. Onların nasıl fedakar varlıklar olduklarını ne bizler anlayabiliriz, ne de onlar bizlere kifayetsiz anlatım aracı olan dünyasal sözcüklerle anlatabilirler.

İŞTE ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRK DE İLAHI MİSYONUN İCABATINA UYGUN OLARAK CEHİDLER VEREN YÜCE KOZMİK REALİTENİN YÜKSEK KOZMİK LİYAKAT SAHİBİ DEĞERLİ BİR ÜYESİDİR. ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARI BU YÜCE KOZMİK REALİTENİN SAHİP BULUNDUĞU UYGULAMA PROGRAMLARININ ESERLERİDİRLER.

Maddenin kesif varyasyonik katmanlarından inşa edilmiş olan kaba bedenimiz yüksek planet yaşamlarının sürdürüldüğü kozmik planlardaki varlıklarda bulunan kozmik yüce algıları mahpes tutuyor. Dünya planeti üzerinde yaşayabilmemiz için kullandığımız, cevherin kaba kesif varyasyonu olan maddi beden bütün orijinal ruhi hususiyetlerimizi darlaştırıyor, karartıyor ve bizleri bu ortama uygun birer varlık haline getiriyor. Şuurumuz, cevherce karalı olan latif bedenimiz ve bütün bunlara paralel olarak karanlık ve darlık arz eden bilincimiz bizleri mecazi olarak cehennem diye tabir edilen bir ortama amin diyen bir topluluk haline getirmeye yetmiştir. Bütün bunlara rağmen karalı olan her bir şeyimizi aydınlatan, açan, saflaştıran varlıklardan istifade edebilirsek, bizleri bu ortama bağlayan kısır döngüden kurtulabiliriz.

KOZMİK DÜNYA TEKAMÜL PLANINA DAHİL OLAN PLANETİMİZİN KOZMİK ENVERSİYONU ÇOK YAKINDIR. Bu kozmik enversiyonun sonunda üç buutlu kesif maddesel formasyon arz eden planetimiz, çok yüksek kozmik frekansa haiz bulunan maket formuna dönüşecektir. Bu formasyon, dünya planeti için değişmez mukadderi bir zarurettir. Bu formasyon, Dünya planetini ve onun dahil olduğu kozmik Dünya tekamül planının etkisi altında bulunanları ilgilendiren kozmik bir mukadderi bir haldir. Bu mukadderi hal plansal bir devinimin belirli hayat öykülerinden sonra tamamlanması ve inkılabıdır.

Her varlık ilk önce kendi Rabbine kul olmasını bilmelidir ki inkılabın semeresine layık olabilsin, her varlık kendi Rabbinin yüceliğinin bilincine varmalıdır ki, Rabbinin bilincine iltihakla ikileşimini birleyebilsin. Evet ikiler bir olmalıdır ki, yüceliklerden yüce kozmik kişiliğin bilinci kendi varlığını gösterebilsin.

ANA HASAT DÖNEMİNDE TÜM DÜNYA İNSANLIĞINA GEÇİŞ BOYUTU DÖNEM ENERJİLERİNİ YAYABİLECEK BİR YAYIM ODAĞI HALİNE GELEN VAZİFEDAR ÜLKE ATATÜRK TÜRKİYESİ, ATATÜRK’ÜN TAYİN ETTİĞİ ÇOK ÖZEL KOORDİNATLARDAN İLAHİ TASARRUF PLANLARINCA DESTEKLENMEKTEDİR.

Süptilitesi dördüncü zamanın, dördüncün devrine yaklaştıkça daha da yoğunlaşacak olan fiziki kainatımızın vibrasyonel dengesi tamamlanmaktadır. Yani bizlerin tabirimizle artık arzımız üç buudlu vasat sistemden çok buudlu süper sistem belirten ve muhtelif kozmik boyutlarca tesir gösterebilen kozmik dengeye oturacaktır.

Eken biçecektir, evet ancak ne eksik ne fazla, layık olan layık olduğunu bulacaktır, layık olanın kendi layığını seçmesi serbesttir. Kozmik mukadderat bizlerin anladığı gibi sert çizgilerle herhangi bir satıh üzerine belirlenmemiştir. Koşulları yerine getirilen her oluşum mutlaka hiçbir ertelenmeye mahal verilmeden tahakkuk eder. Bu kozmik İlahi bir prensiptir. Ana Hasat’ta alınacak ürünün cinsi ekimi yapandan bellidir. Ekimi yapan kişi ekimi nasıl, nereye ve niçin yapmaktadır?

Her biri kendi devirlerince gerekli kozmik müesseriyete haiz olan eski devir tedrisatlarının özlerindeki hakikate uygun düşen gayeler kasıtlı kasıtsız saptırılmıştır. Bunların sağladığı ilahi misyon elbetteki inkar edilemez, ancak şunu da bilmeliyiz ki; Yüce Kozmik Mekanizmanın tüm beşeriyete yönelik faaliyetleri İlahi Misyonun birer parçaları niteliğinde olmuştur. Bu misyon fazı, Birleşik İnsanlık Realitesi ifadesiyle bilebileceğimiz bütün süptil kainat topluluklarının dahil oldukları Kozmik Yüce Realite’nin daha ilk misyonsal tesir basamağıdır. İlahi Misyonun başlatılmasındaki amaç Kozmik Yüce Realite’ye dahil olan toplulukların arz ettiği kozmik idare kombinasyonuna iltihakı sağlamak içindir.

Dört zamanlı kozmik dünya planının yürütülmesi esnasında planetimizin maruz bırakıldığı her realitik müessiriyetin müsebbibi budur. Kozmik dünya realitelerinin tesir şoklamalarındaki asıl amaç bu meyanda bulunan İlahi Hizmet fonksiyonu arz eder olmuştur. Süptilitesinin vibrasyonik dengesi Kozmik Yüce Realitenin belirttiği kozmik ölçüye uygun olanlarımızın tanımı yüzleri ak olanlar ifadesiyle bilinenlerdir. Yüzleri ak, yüzleri kara ifadeleri perispiral varlıklardaki kozmik safiyetin belirtilmesi için kullanılmaktadır.

VAZİFEDAR ÜLKE ATATÜRK TÜRKİYESİ’NDE İLAHİ MÜESSİRİYETTEKİ ÖZEL MANYETİK ALANLARI OLUŞTURAN ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRK, BU MANYETİK ALANLAR İÇİNE ENKARNE EDİLEREK GÖREV/İCRAAT DENGE RAYINA OTURTULAN YÜKSEK VAZİFE PLANLARINA AİT GÖREV İCRAAT ÜNİTELERİNİN İLAHİ MİSYONERLİĞİNE TABAN HAZIRLAYAN YÜCE BİR VARLIKTIR.

Ö.Cenap BAŞMAN

 

error: Content is protected !!