Enter your keyword

Atatürk, Toplum ve Vazife Bilinci 

Atatürk, Toplum ve Vazife Bilinci 

Atatürk, Toplum ve Vazife Bilinci 

Atatürk Gizemi

Atatürk, Vazifedar Ülke Atatürk Türkiyesi’ndeki toplumun değer yargılarını onların ihtiyaçlarına ve özgür iradelerine saygı duyarak kaile alıp, Yüksek Vazife Bilinci’yle gereği gibi Liderleyici ve Lider Olucu fonksiyon vurgulayan yüce bir komutandı.

Bakın bir vecizesinde ne diyor Ulu Önderimiz: “Ben düşündüklerimi önce milletimin arzusunda, ihtiyaç ve iradesinde görmeyi şart sayan ve bunu gördükten sonra ancak, uygulaması ile kendimi vazifeli bilen bir adamım. 1923”

Atatürk, görecelliğin çok çok ötesinde bulunan serbest şuuru ile (kozmik şuur) bütün göreceli ifadelere dayalı kavramlardan beri olan küresel ve evrensel karakterli bir kavramlı olarak, Türk Toplumunun temel ihtiyaçlarını takdir edebilen ve geleceğini görebilen Ulu bir Önderdi. Bu melekelere dayalı olarak tanzim ettiği çok özel Aktivasyon Planının merkez koordinat düzeninde yer alarak bu planın buudlarına yerleşik düzen hasıl edebilecek etkinlikte olan vazife arkadaşlarını birer birer cezb ederek kenetledi. Zira içten içe bilmekteydi ki, Kozmik Cazibe Kanunu’nun icabatına uygun olarak gerçekleşen varlıklarda birbirlerine ve kozmik belirli unsurlara doğru olan temayül hususiyeti, varlıktan varlığa yapılacak olan gerekli kozmik bağlantıların tahakkuk etmesine yardımcı olmaktadır.

Eşleşmeler, birleşmeler, sosyalleşmeler, dernek ve cemiyetleşmelerin varlığı, kozmik tekamül planının icaplarına uygun olarak yapılan kozmik bağlantılara istinad eder. KOZMİK DÜNYA SİKLÜS İDARE PLANININ icabatına uygun olarak Dünyamızda cereyan eden gerekli bütünleşmeler, Atatürk ilke ve inkilaplarına uygun olan tarzlarda gerçekleştirilmektedir.

KOZMİK DÜNYA SİKLÜS İDARE PLANI, Galaktik idare sisteminin bizzat tekamül planının sonunda devreye sokulan siklüs vazife planıdır. Bu planın gerekli olan vazife meyanındaki kozmik eforları, dünya planetinin kabul edilen zaman ölçüsü olan 1990 senesinin başından itibaren başlatılmıştır. Dünyamız 1990 senesinin başından beri bu siklüs idare planının etkisi alanına girmiş bulunmaktadır. Bu plana dahil olan kozmik vazifeli varlıkların kozmik cazibe kanununun etkisiyle Dünyamızın gerekli olan mahallerinde guruplaşmaları sağlanmış bulunmaktadır. Binanenaleyh kozmik dünya tekamül planında 1990 senesinin başına kadar tahakkuku vacip olan guruplaşmalar, gösterilen gerekli kozmik eforlarla ve muayyen enkarnasyonlarla temin edilmiş bulunmaktadır. Diğer bir ifade tarzıyla siklüs vazife planının İlahi Misyon sağlayıcısı kozmik vazifedar üyeleri, Çekirdek Dünya Rabliği’nin denetimindeki kozmik dünya tekamül planının eforlarıyla öyle müsait tarihlerde enkarne edilmişlerdir ki, bunlar siklüs hareketlerinden önce gerektiği gibi birbirlerini bulmuşlar, kaynaşmışlar ve guruplaşmışlardır.

Buna istinaden Dünya Tekamül Küresi üzerinde ortaya çıkan bütün evrensel kökenli Atatürkçü dernek ve cemiyetler, 1990 senesinin başlangıcından beri, Çekirdek Dünya Rabliği’nin desteğinde olan siklüs vazife planına ait ilahi misyonluğun oluşmasının akabinden göstermekle yükümlü oldukları kozmik eforlarını devrede tutmaktadırlar.

1990 senesinin başlangıcından beri Çekirdek Dünya Rabliği’nin desteğinde çok yüksek frekanslı kozmik eforları sarf etmekte olan siklüs vazife planı, deruhte ettiği kozmik vazifesinin gerektirdiği gibi 1999 senesinin sonunda maksimal kozmik ölçüde gösterdiği kozmik eforlarla Dünya planeti üzerinde insansal akıl düzeyince akla hayale gelmeyen değişimleri sağlamıştır. Bu kozmik değişimler, dünya planeti ve üzerinde yaşayan her kozmik birim için birer İlahi Rahmet’tirler.

Mukaddes metinlerimizde de belirtilen yer kabuğundaki muhtelif kozmik faaliyetler neticesinde dünya planeti gereken vibrasyonik dengeye oturtulacaktır. Siklüs, o güne kadar ekimi yapanlarca gerekli olan ürününü, ekime istinaden toplayacağı hasat mevsimi olacaktır. Ekimi yapanlar ekimi nereye ve nasıl yapmışlardır? Dünya Tekamül Planı, planet üzerine muhtelif aralıklarla enkarne olan kozmik insansal şuurlu birimlere tekamüle yardımcı olan bütün kozmik imkanları sağlamıştır. Ekimi yapanlar bu kozmik imkanlardan istifade ederek ekimi nereye ve nasıl yapmışlardır? Büyük bir kısmı ekimi yanlış yere ve sapkın bir vaziyette yaparak kendilerine sağlanan kozmik imkanları heba etmiş bulunmaktadır.

 

Hayr için uğraşanlar, sevgiyle dopdolu olarak birbirleriyle kenetleşmişler ve Dünya’nın mukadder kozmik formasyonu olan BİRLEŞİK İNSANLIK REALİTESİ ile ilgili ortamına zemin hazırlamışlardır. Nefretin yerine sevgi, savaşın yerine barış, düşmanlığın yerine dostluk alacak sonsuz hürriyet ve sevginin sağladığı imkanlar dahilinde yaşanılacak olan kozmik frekansı Dünya’nın şimdiki haline göre çok yüksek olan ortama hazırlık yapan insanlarımızı şimdiden kutlarım. Onlar Tanrısal misyonun yeryüzünde bulunan destekçileridir ve Vicdani inanışlara çok saygılıdırlar. Onlar ekimi elbette ki gereken yerlere kozmik kanunlara uygun olarak yapmış ve Tanrısal Misyonun gerekli kozmik boyuta kavuşmasını sağlayabilmişlerdir. Ulu Önder Atatürk’te sahip bulunduğu Evrensel, küresel karakterli kavramıyla insanı insanca yaşadığı için takdir eden, vicdani inanışlara çok saygılı ve höşgörülü yüce bir liderdi.

Bakınız bir vecizesinde ne diyor:

Çeşitli inanışta kimseler birbirlerine kin, nefret besliyorsa, birbirini hor görüyorlarsa ve hatta sadece birbirlerine acıyorlarsa, bu gibi kimselerde “Hoşgörü” yoktur. Bunlar “Bağnaz” dırlar. Hoşgörü o kimsede vardır ki; vatandaşının veya herhangi bir insanın vicdani inanışlarına karşı hiçbir kin duymaz, aksine saygı gösterir.

Ö.Cenap BAŞMAN