Enter your keyword

Allah sisteminde hazreti insan

Allah sisteminde hazreti insan

Allah sisteminde hazreti insan

Hazreti İnsan (Alem-i Kübra) VASAT-I CAMİA‘dır. Görülen ve görülmeyen ne varsa Hz. İnsan’da toplanmıştır. Hz.İnsan; Tümel Varlığı ile kainatın bir numunesidir.

Bütün yaşam daireleri insanın varlığında seyir yapmaktadır.. Bir misal vereyim; insanın maddi bedeni ilk etapta hücrelerden mürekkep olan bir formdur. Bu hücrelerin her biri, hücresel yaşam dairesi çizerek seyir yapıyor. Hücrelerin bünyesinde de atomsal yaşam dairesi çizerek seyir yapan mahluklar vardır. Atomun bünyesinde de kuvantsal daire çizerek seyir yapan varlıklar vardır. NETİCEDE İNSAN BÜTÜN YAŞAM DAİRELERİNİ BÜNYESİNDE TOPLAMIŞTIR. Ancak bu yaşam dairelerinin insanın kendi bünyesinde toplandığı müteal orijinal kemalata haiz bir şuur kazanınca farkedilebilinmektedir. İnsan bünyesindeki yaşam daireleri belirli bir şuur tedriçliğine haiz olan şuurlarca seyir buluyor. İşte böyle bir kısıtlılık ve dar şumullülük arz eden şuurlara ilm-i tasavvufta MAHLUKAT denilmektedir.

İnsanın bünyesindeki yaşam daireleri mahlukatça seyri gerçekleştiren kısıtlı ve dar şumullüktedir. Ancak bütün şuurlar Mutlak Şuur’a bağlı, Mutlak Şuur’da ve Mutlak Şuur’dandır sevgili okuyucularım. Mutat insandaki şuur, kendi aslını idrak edemeyen şuur tedriçliğindedir (dar ve kısıtlı). Kamil insan bu tedriçlik çemberini kırmış, Mutlak Şuur ile birlikte olduğunun daha da yüksek manada Mutlak Şuur olduğunun bilincine kavuşmuştur. Kamil İnsan Şuuru (Alem-i Kübra Şuuru) maksimum yücelik fazında (Uluhiyet) Mutlak Şuuru’un tümel varlığından ayrı olmayan Alem-i Kübra bünyesi olan odaktan tüm hususiyetleriyle ortaya çıkar. O esnada Alam-i Kübra şuur fonksiyonlarına şahit olan bazıları durumu yanlış değerlendirebilirlerse de, Vahdet Vücutluğunun bilincinde olanlar bunu, durumu yaşayarak bilirler. Alem-i Kübra Vücudu’nun Tümel Vücud’a bağlı Tümel Vücut’tan olduğunu bildiği için kainattaki her zerrelik fonksiyonlarına haiz mahlukatın kendi bünyesinde belirli yaşam dairleri çizerek seyir ettiklerinin bilincindedir.

Alem- i Kübra Vücudu, Tümel Vücut’tan farksız ve haiz kainattaki her bir zerreyi yapısında toplayan müteal orijinalitededir. İnsan vücudundaki hücrelerin beş senedir tümden değiştiği tıbben ispatlanmıştır. Bu hücrelerin kendi kendilerinin tıpatıp aynı fonksiyona haiz olan eşlerini yaparak ölmesi insanın cismani denilen bedeninde olmaktadır. Böylece vücuden gösterilen aynı fonksiyonun idamesi sağlanmaktadır.

İnsansal şuur mevcutluğu bütün mahlukatın tedriçlikte doygunluk arz eden şuur mevcutluklarını kendi şuur bünyesinde cem eden şuur mevcutluğudur. İnsansal şuur mevcutluğu, Alem-i Kübra şuur mevcutluğuna erişince müteal orijinlik kazanıyor. İşte bu esnada bütün insansal şuur mevcutluğunu kendi bünyesinde cem ediyor.

TÜM MAHLUKATA AİT ŞUUR MEVCUTLUKLARI BELİRLİ BİR TEDRİÇLİKTE OLUP, MUTAT İNSANSAL ŞUUR (BEŞERİ ŞUUR) MEVCUTLUĞUNDA CEM OLMUŞTUR. TÜM MUTAT İNSANSAL ŞUUR (BEŞERİ ŞUUR) MEVCUTLUKLARI DA BELİRLİ BİR TEDRİÇLİKTE OLUP, KAMİL İNSAN ŞUUR MEVCUTLUĞUNDA CEM OLMUŞTUR.

Kamil insana kadar belirli bir tedriçlikte kaim olan şuur mevcutlukları kendi şuurlarının müteal orijinal sınırsız Tek Şuur’dan ve O şuur’da birer mevcutluk olduklarının bilincinde olmadıkları gibi, Mutlak Dirilik Bilinci’nden de uzaktırlar. Yani bu şu demektir ki; mahluksal şuur mevcutlukları kendi asılları olan müteal orijinallikteki sınırsız Tek Şuur’un Bilinci’ne kavuşmadıkları için ölü sayılırlar.

Manevi diriliğe atılan ilk adım “ölmeden önce ölünüz” hadisine uygun bir varlık akıbeti ile gerçekleşir. Ancak bunların kamil insansal şuur mevcutluğunun birinci basamağı olan fena başlangıcı ile ölülükleri ilk etapta kısmi olarak, son etapta ise tamamen (Mutlak Fena) bertaraf edilmiş olur. Manevi dirilik ceste ceste boşalan yere dolmaya başlar. En sonunda insan daireleri olarak süren seyir KAMİL İNSAN yaşam dairesi belirtir. Bu müteal orijinal seyrin sonunda şuur bütünlüğü müteal orijinallik arz eder. Müteal Orijinal Şuur’un sınırsız TEK’liği ile oluşan şuurlar her biri aynı durumu yaşar. Her neticeye ulaşmış odak, kendini Mutlak Şuur bünyesinde ayrı bir şuur mevcutluğu olarak değil, Mutlak Şuur Mevcutluğu olarak bilir.

Bu bilgilerin orijinalliğinde yaşayan varlıklar elbette bir dünyasal isim kaybından münezeh olarak tek mevcutluk olan Allah’ta bakiyet hasıl etmişlerdir. Bakara suresi ayet 28’deki durumun gerçekleşmesi böyle oluyor.

Allah’ın kurduğu düzen adına ELHAMDÜLİLLAHİRABBÜLALEMİN.

CENAP BAŞMAN ( AXOY RA MATU )