Enter your keyword

Allah Sistemi

Allah Sistemi

Allah Sistemi

Allah Sistemi Cenap Başman  akışlarından 

Bilinci; Evrimin mutat insansal formu kullanma aşamasında rotasyone etme mahiyetiyle düşünce boyutuna etki ederek aktiflik gösteren, keyfiyetlerin sonsuz – sınırsız manalarınca evrensel tasarruf sağlayan ve mutat insanı “evrensel insan boyutu” na yücelten İlahi Sistemdir.

İlahi Hiyerarşinin tüm Teknolojik Sistemleri Çekirdek Dünya Rabliğine ait RAB SİSTEMİ olan Allah Sistemine kilitli olarak kendi varlığına bağlı olan mekanizmalarla faaliyet göstermektedirler. Her keyfiyetin sahip bulunduğu rotasyone etme mahiyetine uygun olan fonksiyonlar bu mekanizmalar sayesinde gerçekleştirilmektedir.

ALLAH’IN İSİMLERİ İSLÂM TASAVVUFUNDA ESMA-İ İLAHİYYE DİYE GEÇER.

Bu İsimler, Aktif Varoluş Teknolojisi Terminolojisinde, KEYFİYETLER olarak bilinmektedir. Bu keyfiyetlerin en üst düzeyde BİLİNCİN BEKÂ’sının yaşandığı RAKHA’da Süper Aktif Dingin Devimsel Mutlak Aktif RA keyfiyetler adını alır. RAKHA’ya gelinceye kadar OM’un vurgulanışı, keyfiyetler üzerinden önce Bilinç varlığına İç Devimsel Muayyen Aktif maveralardan geçiş sağlar.

Şimdi bir tanesini ele alalım. Buna göre misal verelim; mesela EL ADİL ismi.

İslam tasavvufunda, Adiliyet prensipleri doğrultusunda hareket eden, fiil gösteren birimin El Adil isminin gereği gibi efor sarfetmesini ADİLİYET diye ifade ediyoruz. Bu ifade fiil mertebesindedir.

İsim mertebesinde EL ADİL olarak bilinen bu keyfiyete istinaden fiillerin vurgulanışıyla alakalı El Adil isminin fiil mertebesinde Adiliyet prensipleri doğrultusunda birim tarafından tavır alındığı görülmektedir. Şayet birim, terkibiyet hükümlerinden kendinden kendine kendini kurtaramamışsa o zaman bu ismin ZİLLİYET’ini (vizyonunu) yaşar. Kendine o ismin zilliyetini yaşatır. Yani EL-ADİL olur, ama zilli (vizyonik) mana tarzında fiil göstererek el-adil olur.

Teknolojik olarak vurgulama getirelim: İç Devimsel Muayyen Aktifliği El Adil isminin gereği gibi, her muayyen aktif maverada VİZYONİK olarak yaşar. Yani, Asıllar mertebesinde yaşadığı gibi değil. Daha bu yaşadığı ASIL OLANIN VİZYONUDUR. ASIL OLAN; KAYNAKTIR. VİZYON iSE; GÖLGEDİR, görüntüdür. Görüntüsel olarak yaşar. Adil olur ama iç güdüsel motivasyon fazlarında adaleti gösterir.

Yani ALLAH’ın EL-ADİL İSMİNİN gereği gibi ASLEN ADİL OLAMAZ. Adil olmanın hakkını tam anlamıyla Kaynakça Varolmanın ifadesine uygun veremez, yaşayamaz. Bunun için ne gerek? Bilincin ENANA’sı gerek.

Adil keyfiyetinin asıllar mertebesinde fiil göstererek yaşanabilmesi için, Bilincin Enanası gerek.

Yani kısaca, İç Devimsel Mutlak Aktif Maveraya ayak basmış olması gerek.

El Adil olanın Adilliği, Süper Aktif Dingin Devimsel Mutlak Aktiflikte “Hakkel Yakin” olgusuyla bağdaşarak yaşanmaktadır.

ALLAH, EL-ADİL’dir.

ALLAH gibi El-Adil olan, Mutlaka ALLAH’la haşir – neşir olmuş, hemhal olmuş ve arasında hiç bir perde kalmamış, Hakkel Yakin’i yaşamaya geçmiş demektir. El-Adil isminin gereği gibi “Rüyetullah”ı gerçekleştirmiş o maverada… Ve bilincin BEKA’sını yaşamaktadır.

Her bir keyfiyetten Rüyetullahı gerçekleştirmek söz konusudur. Diğer bir ifade ile tasavvufi yönden vurgulama getirelim: ALLAH’IN HER BİR İSMİNDEN RÜYETULLAHIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ SÖZ KONUSUDUR. Allah gibi El-Adil olabilir misin? Allah gibi El-Vedüd olabilir misin? Allah gibi El-Rahman, El-Cabbar, El-Rahim, El-Mustağan olabilir misin? El-Rab olabilir misin? Olabilirsin… Allah gibi bu isimlerin mazharı olabilirsin. Kendini ALLAH’ın dışında tutma. Kendini o kadar küçümseme. Sen, Hakkul Yakin’i yaşa, Allah’ın her bir isminden sonsuz – sınırsız manalarınca göreceksin ki, Allah denilen sonsuz-sınırsız bilinç bütünselliğinden bir parça olarak, aynı denizdeki bir damlanın artık damlayım, damlayım demeyip; Denizim, denizim dediği gibi sen de dersin…

Bir çokları kellelerini verdiler bu yüzden. Hallac-ı Mansur’lar, Nesimiler, Muhiddin-i Arabiler…

Yani, VAHDET-İ VÜCUDU ifade edebilmek için çok zorlandılar. Şimdi de böyle. Allah, insandan ayrı değildir. İnsan da Allah’tan ayrı değildir. Eğer ayrı ise o zaman ne diye “ALLAH size şah damarınızdan daha yakındır” diyor? “Ya MUHAMMED, oku sen atmadın ALLAH attı” niye diyor? “Hakikatte sana biat etmiş olanlar ALLAH’a biat etmiş olurlar” diyor. Niye?… Bu kadar ayet var öyleyse ALLAH insandan, insan ALLAH’tan ayrı değil. “Allah sever, Allah severse ki, insan sever. İnsan sever, insan sever ki ALLAH sever”. Ne demek istiyor?

İNSANIN KUDSİYETİ ULUHİYETİNDE, ULUHİYETİ RUBUBİYETİNDE GİZLİDİR.

İNSAN DENİLEN EVRİM – DENEYİM – GÖREV ODAĞINDA 99 KEYFİYETİN MANALARI MUAYYEN KISTASLARDA ZUHUR EDEREK TERKİP OLUŞTURMAKTADIR. ANCAK BU TERKİPLE DÜNYA DENEYİM – EVRİM VE GÖREV ORTAMINDA İNSANIN TÜM KABİLİYET VE İSTİDATLARI, HOBİ VE ZEVKLERİ, DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞLARI BİRER BİRER SERGİLENEBİLMEKTEDİR.

Allah Sistemi Serisi

Cenap Başman